“Ergen çocuğumla baş edemiyorum”
Aileler bana çoğu zaman bu cümleyle yazıyor. Arkasında genellikle birkaç ay içinde değişen bir tablo var: eskiden anlatan çocuk artık anlatmıyor, notlar düşmüş, telefon her akşam kavga konusu olmuş. Ebeveyn üstüne gittikçe genç kapanıyor; genç kapandıkça ebeveynin kaygısı artıyor.
Bu döngünün içinde kimse “kötü” değil. Ergenlik; bedenin, arkadaşlık ilişkilerinin ve benlik algısının aynı anda değiştiği bir dönem. Gencin aileden biraz uzaklaşması gelişimin beklenen bir parçası. Benim işim, beklenen uzaklaşmayı zorlanmanın işaretlerinden ayırmanıza yardım etmek ve iki tarafın da birbirini yeniden duyabileceği bir zemin hazırlamak.
Hangi konularla başvuruluyor?
- Okul reddi ve okuldan kopma: Sabah kalkamama, sık devamsızlık, “okulda bir şey yok” deyip gitmek istememe. Altında akran sorunu, ders yükü ya da kaygı olabilir.
- Öfke ve tartışmalar: Küçük bir “hayır”ın kapı çarpmaya dönüşmesi, kardeşe ya da eşyaya yönelen öfke.
- Ekran ve telefon kullanımı: Gece geç saatlere uzayan kullanım, telefon alındığında yaşanan krizler, oyun ya da sosyal medya dışındaki şeylere ilginin azalması.
- Kimlik ve aidiyet: “Kimse beni anlamıyor” duygusu, arkadaş grubuna uyma baskısı, görünüş ve beden kaygısı.
- Kaygı ve içe kapanma: Sosyal ortamlardan kaçınma, sürekli yorgunluk, eskiden sevdiği şeylerden çekilme.
- Akademik baskı: LGS ya da YKS yılında artan gerginlik, erteleme, “zaten yapamayacağım” düşünceleri. Bu başlığı sınav kaygısı ve okul uyumu sayfasında ayrıca anlattım.
Ebeveyn olarak neyi gözlemlemelisiniz?
Ergenlikte ruh hâli dalgalanır; her kapanma bir sorun işareti değildir. Aşağıdakilerden birkaçı birkaç haftadır sürüyorsa ve gencin günlük hayatını etkiliyorsa bir değerlendirme görüşmesi yerinde olur:
- Uyku düzeninin belirgin biçimde değişmesi: çok az ya da çok fazla uyuma
- İştahta ya da yemekle ilişkisinde dikkat çeken bir değişiklik
- Yalnızca aileden değil, arkadaşlarından da çekilmesi
- Okul başarısında ani ve açıklanamayan bir düşüş
- Kendini değersiz gördüğünü, “olmasam da fark etmez” gibi cümleler kurması
- Kendine zarar verdiğini düşündüren izler ya da ifadeler
Son iki madde beklemeyi gerektirmez. Kendine zarar verme ya da yaşamını sonlandırma düşüncesi söz konusuysa aynı gün bir çocuk ve ergen psikiyatristine ya da en yakın acil servise başvurun. Psikolojik danışmanlık bu durumda tıbbi değerlendirmenin yerine geçmez, onunla birlikte yürür.
Ergenlerle nasıl çalışıyorum?
1. Önce ebeveyn görüşmesi. Neyin ne zaman değiştiğini, evde neler denendiğini ve okulda neler olduğunu dinliyorum. Gencin yanında konuşulması zor olan konular bu görüşmede rahatça paylaşılabilir.
2. Sonra gençle baş başa. İlk görüşmeye bir sorun listesiyle başlamıyorum. Neyle ilgilendiğini, günlerinin nasıl geçtiğini ve kendisine göre işlerin nerede zorlaştığını soruyorum. Bir genç, karşısındaki kişinin ailesinin “elçisi” olmadığına inandığında konuşmaya başlıyor.
3. Bilişsel davranışçı çerçevede somut çalışma. Öfkenin ya da kaygının hangi düşünceyle başladığını, bedende nasıl hissedildiğini ve hangi davranışa dönüştüğünü birlikte izliyoruz. Gencin kendi örneklerinden yola çıkarak bir sonraki tartışmada ya da sınav sabahında deneyebileceği küçük adımlar belirliyoruz.
4. Aralıklı aile görüşmeleri. Belirli aralıklarla ebeveynle ya da gençle birlikte görüşüyoruz. Ev kurallarını, ekran sınırlarını ve iletişim biçimini, gencin de söz hakkı olduğu bir düzende konuşuyoruz.
Mahremiyet: gencin güveni, ailenin bilgisi
Ergen görüşmelerinin en hassas noktası şu: Genç, anlattıklarının anne babasına aktarılacağını düşünürse konuşmaz. Bu yüzden ilk görüşmede kuralı üçümüz birlikte konuşuyoruz. Aileye sürecin gidişatı hakkında genel bilgi veriyorum; gencin paylaştığı ayrıntıları ise onun izni olmadan aktarmıyorum.
Tek istisna, gencin ya da bir başkasının güvenliğinin risk altında olduğu durumlar. Böyle bir durumda da önce gence, bu bilgiyi neden ve nasıl paylaşacağımı anlatıyorum.
Evde bu hafta deneyebileceğiniz üç şey
- Konuşmayı karşılıklı değil, yan yana açın. Arabada, yürürken ya da birlikte yemek hazırlarken yapılan konuşmalar, masaya oturulup yapılan “ciddi konuşmalardan” daha kolay ilerler.
- Önce merak, sonra öneri. “Neden böyle yaptın?” yerine “O an ne oldu?” diye sorun. Çözüm önerisini, genç anlatmayı bitirdikten sonraya bırakın.
- Kuralı kriz anında değil, sakin bir anda konuşun. Ekran süresi gibi konuları tartışmanın ortasında değil, herkesin sakin olduğu bir zamanda ve gencin önerisini de alarak belirleyin.
Bunlar sihirli cümleler değil, ama döngüyü biraz yavaşlatabilir. İşe yaramadığını görürseniz bu da değerli bir bilgi ve ilk görüşmede konuşabileceğimiz bir başlangıç noktası.
Çocuk mu, ergen mi?
Çocukluk ile ergenlik arasındaki sınır yaşla keskin biçimde çizilmez. Ortaokulun ilk yıllarındaki bir çocukta ergenliğin ilk işaretleri görülebilir; lisedeki bir genç ise bazı konularda daha küçük yaşın ihtiyaçlarını taşıyabilir. Daha küçük yaş grubu için çocuk ve ergen danışmanlığı ile oyun temelli çocuk danışmanlığı sayfalarına bakabilirsiniz. Hangi çerçevenin uygun olduğunu ilk ebeveyn görüşmesinde birlikte belirliyoruz.